MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, suç uydurma
HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında;
Suç uydurma suçundan; TCK’nın 271/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında;
a-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, beraat
b-Suç uydurma suçundan TCK’nın 271/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
c-6136 sayılı Kanun’un 13/1, TCK’nın 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü katılanlar vekili tarafından, sanık ... hakkında suç uydurma ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen hükümler, sanık müdafii tarafından, aynı sanık hakkında suç uydurma suçundan verilen hüküm ayrıca katılanlar vekili tarafından, sanık ... hakkında suç uydurma suçundan verilen hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan bir kamu davasının bulunmadığı dikkate alınarak, bu sanık hakkında verilen beraat hükmünün yok hükmünde olduğu değerlendirilmek suretiyle yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü ile 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Katılanların sanığa bir iş ilişkisi gereği para teslim ettiklerinin ispatlanamadığı, sanık ve arkadaşının suçlamaları kabul etmediği, buna göre; söz konusu paranın sanığa teslim edilip edilmediği, edilmiş ise tekrar iade edilip edilmediği hususlarında taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu, suçun yasal unsurlarının bulunmadığı; sanık beyanı ve olay tutanağı ile dosya kapsamına göre aynı sanığın ruhsatsız silah bulundurmak suçunun sabit olduğu anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin suçun sabit olduğuna; sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında suç uydurma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Suç uydurma suçunun, yasada, işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurma olarak tanımlandığı, oluş ve dosya kapsamına göre, sanıkların işyerinin karşısında polis merkezinin olduğu, 01/12/2010 tarihli polis tutanağına göre, işyerinde gürültü olduğunu duyan polislerin olay yerine geldikleri ve katılanların da içinde bulunduğu sanıkların işyerindeki duruma müdahale ettikleri, sanıkların, işyeri camını katılan ...’ın kırdığını, katılanlarla aralarında arbede yaşandığını söylemeleri ve katılanların da şikayetçi olmaları üzerine, kolluk tarafından soruşturma başlatıldığı, buna göre, ilgili kolluk tutanağına göre taraflar arasında bir kavga olduğu belirtilmesine göre, ortada uydurulan bir suç bulunmadığı, sadece suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilemediği dikkate alınarak sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili, sanık ... müdafii ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy