Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/12/2013 tarihli ve 2013/157069 soruşturma, 2013/81576 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2014 tarihli ve 2014/1238 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/01/2017 gün ve 94660652-105-06-14655-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2017 gün ve 2017/2884 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin satın aldığı aracın kilometresinin düşürülmesinin ayıplı mal satımına ilişkin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, müştekinin şüpheliden satın aldığı 06 D 6569 plaka sayılı aracın 11/06/2013 tarihinde yapılan araç muayene işleminde kilometresinde değişiklik yapıldığının tespit edilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu yönünden delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosya içeriğine göre; itirazın süresinde olup olmadığının denetlenmesi amacıyla; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.12.2013 gün ve 2013/157069-81576 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline tebliğine ilişkin belge aslı veya onaylı suretinin eklenerek, dosyanın kanun yararına bozma istemine esas olmak üzere incelenmesinin yapılması amacıyla iadesi için mahalline gönderilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy