MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Katılan sanık ... hakkında TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53. maddeleri, TCK'nın 106/1-son, 52/2-4, 50/1-a maddeleri ve TCK'nın 125/1,125/1-2, 43/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanık ... hakkında CMK'nın 223/7. maddesi gereğince ret
Dolandırıcılık, tehdit ve hakaret suçlarından katılan sanık ... hakkında mahkûmiyet diğer sanık ... hakkında ise ret kararlarına yönelik hükümler, katılan sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sanığın 17.07.2016 tarihli Dairemize hitaben yazdığı yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin incelenmesinde, 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi incelemesi yapabilmesi için kesinleşen bir hükmün bulunması gerektiği, söz konusu incelemenin de temyiz aşamasında yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Katılan sanık ...'nin, donanı isimli internet sitesi aracılığıyla satılığa çıkardığı telefonları almak isteyen diğer sanık ...'un toplamda 2.200,00 TL parayı katılan sanık ...'nin hesabına göndermesine rağmen bu sanığın suça konu telefonları teslim etmediği gibi, paranın 1.300,00 TL'lik kısmını da iade etmediği, sanık ... ile aralarındaki elektronik posta yazışmaları sırasında da hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiği, sanık ...'un da katılan sanık ...'ye hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda;
1-Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan ret kararlarına yönelik yapılan incelemede;
Katılan sanık ...'nin, 1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesinde öngörülen miktar bakımından kesin olan hükmü temyiz ettiğinden temyiz isteminin reddine dair 22.04.2015 tarih ve 2014/6 esas 2015/236 karar sayılı ek karar ile sanık ...'un hakaret ve tehdit suçları ile ilgili olarak aynı eylemler ile ilgili Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/990 Esas-2014/440 Karar nolu dosyasında kamu davası açıldığı ve karar verilerek kesinleştiği anlaşıldığından verilen ret ek kararı ile ret kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu kararlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle anılan ek karar ve ret kararlarının ONANMASINA,
2-Katılan sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan ve tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Tehdit suçuna ilişkin olarak; haksız menfaatin temin edilmesinden sonra gerçekleştirildiği anlaşılmakla;
Katılan sanığa yüklenen tehdit suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre katılan sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak da; katılan sanık ...'nin, "donanı” isimli internet sitesi vasıtasıyla, sanık ...'a cep telefonu satacağından bahisle toplam 2.200,00 TL parasını aldığının iddia olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-Hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 253/1 ve 254. maddelerinde yapılan değişikliğe göre, TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; katılan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Katılan sanığın, sanıktan aldığı 2.200,00 TL'nin 900,00 TL'lik kısmını iade ettiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca katılan sanık TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususunun sorulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup, katılan sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy