MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6545 sayılı Kanun'un 84. maddesi gereğince 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 6. bendinde yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, sulh ceza mahkemelerince verilen kararlardan Yargıtay incelemesinde olanlar hakkında sadece görev nedeniyle bozma kararı verilemez.” hükmü gereğince tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılan ...’nun vefat eden eşi ... ’nun babasından miras kalan gayrimenkulün satışı için vefatından önce kız kardeşi olan sanık ...’e Adana 11. Noterliği’nin 22/12/2010 tarihli vekaletnamesi ile vekalet verdiği, sanığın da söz konusu gayrimenkulü tanık ...’e 125.000 TL’ye sattığı, ancak satış bedelini aralarında katılanında bulunduğu beş hissedar arasında eşit bir şekilde paylaştırması gerekirken müştekinin payına düşen 25.000 TL yerine 5.000 TL ödediği bu şekilde sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın savunması ,katılan ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile vermiş olduğu beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın atılı suçun sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazının reddi ile hükmün ONANMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy