(5237 S. K. m. 52, 62, 158, 168)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f, 158/1-son, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 7.600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2016 tarihli ve 2014/27 esas, 2016/343 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.03.2017 gün ve 94660652-105-34-828-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 gün ve 2017/17093 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19/11/2012 tarihli ve 2011/25084 esas, 2012/44010 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'da gün para cezası sistemi benimsendiğinden, anılan Kanun'un 158/1-son cümlenin uygulanmasında, eğer somut olayda olduğu gibi suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; temel gün para cezasının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgarî bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği ve bu şekilde belirlenen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00 ilâ 100,00 Türk lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adlî para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Parafinans Faktoring şirketinin 17.06.2014 tarihli yazılarında; çek aslının, 25.11.2008 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle sanığın yetkilisi olduğu... Vana Malzemeleri şirketine geri verildiğinin belirtilmiş olması ve katılan vekilinin 01.11.2016 tarihli oturumdaki beyanlarında, 3.800,00 TL tutarındaki çekin karşılıksız olduğundan tahsil edildiğini ifade etmiş olması karşısında, TCK’nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan ve sanığın cezasının geleceğine olası etkileri göz önünde bulundurularak tayin olunan hapis cezasından aynı kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmış olması nedeniyle hapis cezası yanında hükmolunan gün adli para cezasından da aynı oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması karşısında, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy