MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet müdafii
Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ... ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
12/11/2014 tarihli iddianamede; sanık ...'un, katılanı telefonla arayarak kendisini polis memuru ... olarak tanıttığı, katılanı inandırabilmek için fonda telsiz sesi çıkardığı, katılan adına telefon hatları açıldığını, bu hatların yasa dışı olaylarda kullanıldığını, ayrıca Ziraat Bankasında bulunan hesabından para çekilmek üzere olduğunu söylediği, durumdan şüphelenen katılanın olayı polise bildirmesi üzerine, sanığın istediği ziynet eşyalarını ve parayı bir poşete koyup diğer sanığa teslim edeceği sırada polislerin sanıkları yakaladığı, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 31/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy