MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 158/1-j, 168/2, 52, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararda Katılan ...'nin yazılmamış olması, ve resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, suç bölümüne resmi belgede sahtecilik suçunun da yazılmış olması mahallinde giderilebilir hata olarak görülmüştür.
Sanıklardan ...'in katılan ...'in nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle katılan bankaya kredi başvurusunda bulunduğu, diğer sanıkların da bu başvuruda kefil olarak kredi sözleşmesine imza atıp eyleme iştirak ettikleri ve bu şekilde haksız menfaat temin ettikleri iddia ve kabul edildiği olayda;
Bilirkişi raporu, katılan ve tanık beyanları, sanık ...'in ikrarı ve diğer sanıkların çelişkili savunmaları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların sabit olan eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması suretiyle, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; adli para cezasının uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkralarından tamamen çıkartılarak, yerine, “Haksız menfaat miktarına göre sanığın 1500 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak 750 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 15.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy