(2709 S. K. m. 76) (765 S. K. m. 95, 504, 522, 523) (5352 S. K. m. 12, Geç. m. 2) (3682 S. K. m. 8) (657 S. K. m. 48)
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504/7, 61, 522, 523, 59/2, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 267,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2006 tarihli ve 2006/202 esas, 2006/362 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın davanın ortadan kaldırılması ve sabıka kaydının silinmesi talebinde bulunması üzerine, mahkumiyet kararının 765 sayılı Kanun'un 95/2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılarak kamu davasının düşürülmesine ilişkin Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2015 tarihli ve 2006/202 esas, 2006/362 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/03/2017 gün ve 94660652-105-21-1270-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2017 gün ve 2017/19657 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki hüküm ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığın işlediği dolandırıcılık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup, mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği anlaşıldığından, yazılı şekilde davanın düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarih ve 2006/202-362 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy