Dolandırıcılık ve hakaret suçlarından sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 125/1-2, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay 25 gün hapis, 820,00 Türk Lirası ve 2.080,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Şalpazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2010 tarihli ve 2009/54 esas, 2010/47 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesinden dolayı mahkûm olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 125/1-2, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.500,00 Türk Lirası, 820,00 Türk Lirası ve 2.080,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 19/01/2012 tarihli ve 2011/20 esas, 2012/9 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği ve mahkûmiyetine karar verildiğinden bahisle yapılan ikinci ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 125/1-2, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.500,00 Türk Lirası, 820,00 Türk Lirası ve 2.080,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve 2014/121 esas, 2014/593 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/03/2017 gün ve 94660652-105-61-1422-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2017 gün ve 2017/20378 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemiş olduğundan bahisle sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddesi uyarınca verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Şalpazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2010 tarihli ve 2009/54 esas, 2010/47 sayılı kararının aynı maddenin 11. fıkrası uyarınca yasal şartları oluştuğundan kaldırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına dair aynı Mahkeme tarafından 19/01/2012 tarihli ve 2011/20 esas, 2012/9 sayılı kararın verilmiş bulunması karşısında, ikinci kez yapılan ihbar sonucu hükmün yeniden açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kesinleşen bir hüküm, ancak yargılamanın yenilenmesi veya sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanun gereğince uyarlama yapılması ya da Yargıtay tarafından kanun yararına bozulması yoluyla veyahut kanunda yer alan açık bir hüküm gereğince değiştirilebileceği, bu durumlar olmadan mahkemenin daha önce verdiği hükmü değiştirmesi veya ortadan kaldırıp yeni bir hüküm kurmasının ise mümkün olmadığı, bu itibarla sanık hakkında dolandırıcılık ve hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 13.09.2010 günü kesinleşmesinden sonra 24.11.2010 tarihinde işlemiş olduğu yeni suç nedeniyle yapılan ihbar üzerine, söz konusu hükümlerin 19.01.2012 tarih ve 2011/20-2012/9 sayılı ilamla açıklanması suretiyle işten el çekmiş olan mahkemece ikinci kez açıklanan hüküm, hukuki geçerliliği bulunmayan yok hükmünde bir karar olduğundan ve kanun yararına bozma yasa yoluna ancak hukuken geçerli kararlara karşı başvurulabileceğinden; Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin, hukuki değerden yoksun ve yok hükmündeki 25.11.2014 gün ve 2014/121-593 sayılı kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.