MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanığın her iki suçtan beraatına
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatına ilişkin hükümler katılan vekili tarafından esasa yönelik olarak, sanık... müdafii tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümden sonra sanık müdafiinin verdiği 05/12/2012 tarihli “vekalet ücretine ilişkin karar düzeltme talepli” dilekçenin vekalet ücretine ilişkin temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu değerlendirilerek, bu talep konusunda mahkeme tarafından verilen 11/12/2012 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Katılan şirkette satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, işe girerken katılan şirketin talebi üzerine boş olarak vermiş olduğu teminat senedinde kefil olarak gösterdiği annesine ait imzanın kendisi tarafından atılarak katılan şirkete verildiği, ayrıca katılan süre zarfında sanığa teslim edilen mallar ile daha önce satmış olduğu mal bedellerini işten ayrıldıktan sonra katılan şirkete iade etmediği, sanığın bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1) Sanık müdafiinin temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanık müdafiinin, yüzüne karşı verilen 01/11/2012 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 05/12/2012 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik, katılan vekili tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanık savunması, sanığın savunmalarını doğrular içerikte tanık anlatımları ile alınan bilirkişi raporu karşısında, sanık hakkında verilen beraat hükümlerinde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5.maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, vekalet ücretinin kimden tahsil edileceği belirtilmeden, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin paragraf da avukatlık ücretinden sonra gelmek üzere “hazineden alınarak” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.