MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanık ... hakkında; temyiz isteminin reddine ilişkin hüküm
Dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ... tarafından, sanık ... hakkında verilen temyiz isteminin reddine ilişkin hüküm sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanı arayan sanıkların, kendilerini polis olarak tanıtmak suretiyle katılandan menfaat sağladıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık ... hakkında verilen temyiz isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz incelemesinde,
Sanığın yokluğunda verilen 07/06/2012 tarihli hükmün, sanığa 27/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 13/07/2016 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair 15.08.2016 gün ve 2014/607 E - 2016/433 K sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde,
Sanığın eyleminin, 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy