MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1,62,50/1-a,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atanan zorunlu müdafii Av. ...'un sağlık problemleri nedeni ile mesleği icra edemediği... Barosu Başkanlığı'nın 11/10/2016 günlü yazıları ile bildirilip yerine hükümden sonra Av. ...'nun atandığı anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinde yer alan "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır..." şeklindeki düzenlemeye göre sanığa yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmayacağından, müdafi Av. ...'ya yapılan tebliğe göre temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy