MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK’nın 157/1,62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 24/08/2001 tarihinde işlemiş olduğu dolandırıcılık suçu nedeniyle mahkemesince 11/02/2008 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup bu kararın 07/04/2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 06/08/2009 tarihinde sanık tarafından yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin Manavgat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/54 esas, 2013/197 karar sayılı ilamı ile kurulan mahkumiyet hükmünün 27/05/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığa atılı suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 24/08/2001 tarihi ile hükmün açıklanması karar tarihi olan 04/06/2014 tarihleri arasında dolduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.