(5237 S. K. m. 158)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanığın kendisini savcı olarak tanıttığını, kendi adına kayıtlı nüfus cüzdanı bilgilerinin kullanılarak terör örgütüne para transferi yapıldığını, evine bir polis gönderip evinde bulunan para ve altının eve gelen polise teslim etmesi gerektiğini, kendisinin hasta ve yatalak olduğu ve evde halasının oğlu olan ...'nın bulunduğunu beyan ederek, telefondaki şahsın parayı ve altınları tanık ... ile birlikte göndermesini gerektiğini bildirmesi üzerine tanık ...'ın evde bulunan 7.000 TL para ile birlikte yine bir miktar altını alarak telefondaki şahsın yönlendirmesiyle 7000 TL'yi PTT ATM'sine, geri kalan altınları bozdurup toplam 8.130 TL civarındaki parayı da ...bankası Bayramyeri Şubesinde ... TC nolu ... isimli şahsın 778-01038801 nolu hesabına yatırdığı iddia olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy