MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1-Tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu için ; Ceza verilmesine yer olmadığına,
2-Sanıklar ...,...,... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu için ; Beraat
3-Sanıklar ...,... ve ... Sökmen hakkında; resmi belgede sahtecilik suçu için ; TCK’nın 204/1,53.maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın beraatine ilişkin hükümler müşteki vekili tarafından; resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ...,... ve ...’in mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ...,sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Duruşmalardan haberdar edilmeyen Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı’nın sanıklar hakkında açılan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunması ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan, duruşma günü bildirilmeyen ve yokluğunda hüküm kurulan ve hükümleri temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyan Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığının 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı vekilinin katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığından hareketle; Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.06.2007 tarih ve 2006/2673 sayılı iddianamesi ile sanıklar ...,...,... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava bulunmadığı bu nedenle mahkemece verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın temyizen İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA;
Sanık ...'ın, sanık ...'a hazırlatmış olduğu bilgisayar ortamındaki sağlık kurulu raporu şablonu üzerinde bu sanıkla düzenleme yaparak sigortalı olan ... Denizli'nin eşi Nesi Denizli adına sahte sağlık kurulu raporu ve sahte reçete düzenleyerek sanık ...'e verildiği, sanık ...'in ise katılan ...'ya ait Onikiler isimli eczaneye giderek sahte reçete ve raporu vermek sureti ile söz konusu ilaçları aldığı, daha sonra söz konusu ilaçları sattıkları, üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanıklar ...,... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanıklara atılı resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen suçun, Kanununda gerektirdiği cezalarının türleri ve üstsınırları itibariyle tabi oldukları zamanaşımı süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının 03/10/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşılmakla, sanıklar ...,... ve ...’in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamındaki sanıklar hakkında Kadıköy 2.Ağır Ceza Mahkemesine 01.02.2006 tarihinde kamu davası açıldığı, bu dava da; sanıklar hakkında başka eczaneler vasıtası ile sahte belge kullanmak sureti ile menfaat temin etme eylemlerinin işlendiğinin kabul edildiği ve mahkemece Yargıtay ilamına uyulmak sureti ile zincirleme biçimde kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçu kabul edilerek TCK 158/1-e,43.maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilerek bu kararın kesinleşmesi karşısında suça konu olayda sanıkların eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilerek 03/10/2005 tarihinde söz konusu suçun işlenmiş olması nedeniyle açılan kamu davasında fiili ve hukuki kesintiden önce olduğu, bu nedenle sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda isabetsizlik görülmemiş olup, ayrıca sanıkların savunmaları ile dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeter, kesin delil olmadığı gerekçesiyle mahkemece verilen beraat hükümlerinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin atılı suçların sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddi ile karar ve hükümlerin ONANMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.