MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sanık ...’ın atılı suçlardan beraatine
2- Sanık ... hakkında TCK'nun 204/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri ve TCK’nın 158/1-j, 62/1, 52, 53/1-2-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan vekili tarafından, sanık ...’ın beraatine ilişkin hükümler o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar ... ile ...’ın tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadı ile iştirak halinde hareket ederek müşteki ...'e ait kimlik bilgilerini kullanmak ve sanık ...'e ait fotoğrafı yapıştırmak suretiyle sahte kimlik belgesi düzenledikleri, Vakıflar Bankası ...şubesine gerekli başvuruyu yaparak 17.000 TL kredinin sanık ... adına çıkmasını sağladıkları, sanıkların bu şekilde hareketle tahsis edilen krediyi çektikleri, böylece resmi belgede sahtecilik ve tahsis edilmemesi gereken krediyi almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine karşı yapılan temyiz itirazları ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar, katılan beyanları ve dosya kapsamından sanık ...'ın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat hükümleri ile sanık ... 'un atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ... 'in İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/04/2003 tarih ve E 2003/44, K 2003/76 sayılı kararı ile sonuç olarak 16 sene 8 ay 1 gün hapis cezasına hükümlü olduğu, bu nedenle mükerrir bulunduğundan, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan tekerrür hükümlerinin uygulanmaması atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının ve sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar, katılan beyanları ve dosya kapsamından sanık ...’in atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ... 'in İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/04/2003 tarih ve E 2003/44, K 2003/76 sayılı kararı ile sonuç olarak 16 sene 8 ay 1 gün hapis cezasına hükümlü olduğu, bu nedenle mükerrir bulunduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına "Sanığın, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/04/2003 tarih ve E 2003/44 , K 2003/76 sayılı kararı ile aldığı ilam nedeniyle, tekerrüre esas sabıkasının bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy