MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1, 52, 53, 58 maddeleri gereği mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekilerin evine gelen sanığın, yeni çocukları olduğunu, mevlit yapacaklarını, müştekilerin dua okuyup okuyamayacaklarını sorduğu ve müştekilerin okuyabileceklerini söyledikleri, sanığın müştekilere evde ve üzerlerinde bulunan altınların bereketsizliğe neden olduğunu, altınları kendisine getirmelerini ve okuması ile bereketleneceklerini söylemesi üzerine müştekilerin altınları beyaz peçete içine koyarak sanığa verdikleri, sanığın sık sık dini terimler ve dualar okuduğu, evden ayrılırken de sanığın müştekilere hemen peçeteyi açmamaları gerektiğini yoksa çarpılacaklarını söylediği, sanığın gitmesinden sonra müştekilerin peçeteyi açtıklarında dolandırıldıklarını anladıkları ve sanığın üzerine atılı suçu bu şekilde işlediğinin iddia olunması karşısında, eylemin TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy