MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1,35/2,52/2,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Olay tarihinde şüphelinin müştekiyi cep telefonundan arayarak kendisini Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... olarak tanıtarak kimlik bilgilerini hırsızlık şebekesinin eline geçtiğini bu nedenle bankada bulunan parasını kendi hesabına aktarmasını söyleyerek müştekiyi ikna ettikten sonra müştekinin ... Bank şubesinde bulunan hesabından 47.350 TL parayı aktardığını, müşteki bankadan ayrılırken paranın gittiği hesabın dolandırıcılara ait olduğu ve İstanbul Asayiş Şube tarafından bloke konulduğunu öğrendiği olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy