MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık hakkında;
a) Şikayetçilere yönelik olarak ayrı ayrı iki kez TCK'nın 157/1, 35/2, 62/1, 52/2-4, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
b) Şikayetçilere yönelik olarak ayrı ayrı dört kez TCK'nın 157/1, 62/1, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 S.K./3.maddesi ile eklenen "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmüne göre sanığın yokluğunda verilen kararın dosya bilinen son adresine yapılan tebligatın adres bırakmadan taşındığından dolayı tebliğ edilememesi üzerine, nüfus müdürlüğünden sanığın yerleşim yeri adresinin tebligat yapıldığı tarihte neresi olduğunun tespiti ile bilinen son adresten farklı bir adres olduğu anlaşıldığı taktirde tebligatın bu adrese çıkarılması gerekeceği ve 10/02/2015 tarihinde dosyada mevcut bilinen son adresine aynı kanunun 35.maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bununla birlikte 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin sanık hakkında eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 06/04/2015 tarihli talebinin reddine ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Sanığın, şikayetçiler ...'a kendisini polis olarak tanıtarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy