MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında:
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-f 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 204/1, 62/1,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar ... ve ... müdafi,sanık ... müdafi ve sanık ... müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın suça konu 10/10/2009 keşide tarihli 18.000 TL'lik çeki sanıklar ... ve ...'tan hatır çeki olarak aldığı ve bu çeki ciro ederek Türkiye...bankasına teminat olarak verdiği, daha sonra katılanın bu teminat çekini bankadan alarak keşide tarihinden daha sonraki bir gün çek sahibi olan sanık ...'a iade ettiği ancak iade ederken çekteki cirosunu iptal etmeyi unuttuğu, daha sonra sanık ...'un, sanık ...'un isteği ile çekin üzerinde keşide tarihini değiştirerek ibraza uygun hale getirdiği ve çekin bu sanıklar tarafından diğer sanık ...'a verildiği, sanık ...'ında bu çeki diğer sanık ...'a verdiği, sanık ...'da çeki icraya koyarak çekte önceden cirosu bulunan müşteki adına takip başlattığı ve tahsilatta bulunduğu, bu şekilde sanıkların, aralarında fikir ve eylem birliği içerisinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak;
a)Sanık tarafından elde edilen haksız menfaat miktarının 18.000 TL olduğu, mahkemenin gerekçesinde ve hüküm fıkrasında alt sınırdan ceza verileceği belirtilmesine karşın ayrı bir gerekçe gösterilmeden adli para cezasının 2.700 gün üzerinden belirlenerek bunun üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
b)Katılan vekilinin hükümden sonra verdiği dilekçede, sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmesi karşısında, zararın hangi aşamada karşılandığı araştırıldıktan sonra, TCK’nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili olarak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu; somut olayda, resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden ve suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının “sanıkların katılanın zararını gidermemiş olmaları” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ... ve ...’un müdafi,sanık ... müdafi ve sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy