MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında; TCK’nun158/1-i, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Emlakçılık yapan sanıkların başından itibaren katılanı dolandırma kastı ile hareket ederek katılana ait daireyi katılan adına satıp, bu daireden elde edilen paranın üzerine katılandan 18,000 TL para alarak karşılığında katılana başka bir yerdeki daireyi verme hususunda anlaştıkları, bu anlaşma doğrultusunda evin satışı için katılandan sanık ... adına vekaletname alarak ... adlı kişiye evin satışını yaptıkları,katılanın satış parasının üzerine sanıklara 18,000 TL daha para vermesine rağmen sanıkların katılana vermeyi taahhüt ettikleri dairenin satışını yapmayarak ortadan kayboldukları, bu şekilde sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
5237 sayılı TCK'nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinin nitelikli dolandırıcılık hali olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2. maddesinde, serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 66. maddesinde ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denildiği, aynı Kanun'un 37. maddesinin 4. bendinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançlarının bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağının belirtildiği, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği, emlak komisyonculuğunun serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle TCK'nın 158/1-i maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde, sanıkların eylemlerinin 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde kapsamında kalan 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy