MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılana 3.800 TL 'ye sattığı telefonlar karşılığında katılandan aldığı bonodaki miktar üzerinde tahrifat yapmak suretiyle ''3.800 TL '' yerine ''10.800 TL '' yazarak icra takibi başlatttığı ve atılı suçları işlediği iddia edilen olayda ;
1)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna dair temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu , mahkeme gözlemi , oluş ve tüm dosya kapsamına göre ; yapılan tahrifatta iğfal kabiliyetinin olmaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna dair temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Sanığın katılanın önünde tamamını doldurduğu senetteki yazıların silik olmasından ötürü tahrifat iddia edilen ''on bin'' ve ''10'' şeklindeki yazı ve rakamların üzerinden bir kaç kere gittiğini belirtmesi , bilirkişi raporunda ise sanığın savunmasını doğrular şekilde tahrifatın aynı el ürünü olduğu belirtilmekle birlikte tahrifatın başka kalemle ve sonradan eklenerek yapıldığının yazılması, ayrıca sanığın borç miktarı kadar alacaklı olduğuna dair herhangi bir yazılı delil sunamaması ve bu miktar üzerinden icra takibi başlatması karşısında , icra dairesini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy