MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1,62,52/2-4,53 maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, Sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafi, sanık ... sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1- Sanık ...müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
03.06.2014 tarihinde sanığın yokluğunda verilen hükmün 02.10.2014 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiinin hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1 maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 23.01.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ...'na gerekçeli kararın 19.06.2014 tarihinde aynı konutta ehil olan oğluna teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmakla beraber, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesine göre sanığın geçici olarak başka yere gittiğinin belirtilmesine rağmen hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığının beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatının tebliğ tutanağına yazılmaması karşısında tebligatın usulsüz, temyizin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre sanıklardan ...'nun hüküm tarihinden sonra 01.01.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu ile;
Sanıkların katılanları telefon ile arayıp, kendilerini polis memuru ve savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin kabul edildiği eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince hükmolunan ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy