MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK 158/1-f, 62, 52, 53. maddeleri gereği mahkumiyet
2-TCK 204/1, 62, 53. maddeleri gereği mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın duruşmada alınan savunmasında beyan ettiği mernis adresine tebliğe çıktığı ve 15/05/2014 tarihinde "Belirtilen adres muhatabın mernis adres kayıt sistemine kayıtlı adresi olup; 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edildi. 2 nolu haber kağıdı kapısına asıldı" şerhi ile mahalle muhtarına tebliğ edildiği ancak muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığının tebliğ evrakı üzerinde belirtilmediği, bu nedenle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme de;
Katılan ...'ün yetkilisi olduğu ... Makina isimli şirketin keşideci olarak gözüktüğü 19/06/2010 keşide tarihli 5.350 TL bedelli tamamen sahte olarak oluşturulmuş çekin, 21/06/2010 tarihinde hakkında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen ... tarafından tahsil için bankaya ibraz edilmesi üzerine yapılan soruşturmada çekin sanık tarafından ...'ın çalışanı olduğu müşteki ...'a borçlarına karşılık verildiği, sanığın sahte çeki normal ticari ilişkiler ve alışveriş ilişkileri içerisinde aldığını açıklayamadığı, alınan bilirkişi raporlarında bahse konu çekin tamamen sahte olarak oluşturulduğunun ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği, çekin arkasında üçüncü ciro kısmında bulunan yazı ve imzaların sanığa ait olduğu, sanığın bu şekilde tamamen sahte olarak oluşturulmuş çeki müşteki ...'a vererek kullandığı ve kendisine haksız yarar sağladığı, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik samimi ve inandırıcı bulunmayan inkar yönündeki savunmasına itibar edilmediği ve sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde sayılan hallerde hükmedilen adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı hükmüne rağmen sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olması karşısında bu husus aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.