MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nun 157/1, 62 ve 50/1-a. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 800 ile başlayan bir numaradan müştekiyi arayarak sigorta şirketinden aradığını beyan edip, müştekinin kredi kartı bilgilerini ve açık adresini tam olarak söyledikten sonra 350 TL ödemesinin olduğunu belirterek telefonuna gelecek şifreyi okumasını istediği, müştekinin bu şifreyi sanığa söylemesi üzerine sanığın, isimli internet sitesinden müştekiye mal satmış ve müşteki bunu onaylamış gibi gösterip müştekinin kredi kartından 350 TL çekilerek kendi hesabına havale edilmesini sağladığı şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, müştekiye ait kredi kartı bilgilerini kullanarak harcama yapmak suretiyle kendisine yarar sağlaması şeklindeki eyleminin TCK'nın 245/1. maddesinde düzenlenen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde basit dolandırıcılıktan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığa verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
2- Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.