Mala zarar verme suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2014 tarihli ve 2014/439 esas, 2014/557 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile uyarlama yapılması talebi üzerine, eylemin uzlaşma kapsamında kalmayan nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlendiğinden bahisle talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 20/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2017 tarihli ve 2017/112 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/04/2017 gün ve 94660652-105-06-1917-2017 Kyb sayılı kanun yarına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2017 gün ve 2017/24345 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar mercii Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/112 değişik iş sayılı kararı ile suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği şeklindeki düzenleme karşısında, mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı ancak Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2014 tarihli kararından sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale geldiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanun’un 253/3. maddesinde yer alan uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen bir suç ile birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri yine uygulanmayacağından, nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebinin mala zarar verme suçuna ilişkin olması ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 14. maddesi uyarınca, 27.01.2017 gün ve 29961 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun işbölümüne ilişkin 20.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Daireleri iş bölümü ortak hükümlerinin 4. maddesi gereğince, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yargıtay’ın 8. Ceza Dairesi’ne ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye TEVDİİNE, 12.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy