MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, tefecilik
HÜKÜM : 1- Sanıklar... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
2-Sanık ... hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 158/1-d, 62/1, 52/2, 53/1-2-3, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet b) Tefecilik suçundan 241/1, 62/1, 52/2, 53/1-2-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri sanık ... müdafii ve katılanlar vekili, sanık hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü vekalet ücreti yönünden katılan ..., tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmadan haberdar edilmeyen ...'nin sanık hakkında açılan tefecilik suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunması ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan, duruşma günü bildirilmeyen ve yokluğunda hüküm kurulan suçtan zarar gören hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyan Maliye Hazinesinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına Hazine vekilininde katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan ...’nın, paraya sıkıştığı için tefecilik yapan sanık ...’dan 1.800.000 TL para alma konusunda anlaşmaya vardığı, bu konuda aralarında 26/06/2012 tarihli inançlı temlik sözleşmesi imzaladıkları, bu sözleşmeye göre katılan ...’nın kendisi ve eşi katılan ... adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapuda geçici olarak sanık ...’a devredeceği, karşılığında sanık ...’in katılan ...’e1.800.000 TL para ödeyeceği, katılanın da 3 yıl boyunca yıllık 250.000 TL faiz ödeyeceği, ödeme bittiğinde de evin tapusunun iade edileceği, tapudaki devir işleminin en geç 22/06/2012 tarihinde gerçekleşeceği, 1.800.000 TL paranın en geç 01/08/2012 tarihinde nakden ve defaten ödeneceği, ödenmediği takdirde tapu devir ve tescilinin hükümsüz kalacağı ve tapu devrini şikayetçiye iade edeceği, bu taşınmazı üçüncü kişilere devredemeyeceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazın sanık ...’e devredildiği, sanık ...’in katılana 150.000 TL parayı peşin olarak verdiği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 1.650.000 TL parayı vermediği gibi suça konu taşınmazı kendi adına vekaletname verdiği sanık ...aracılığıyla sanık ...’ye 10/08/2012 tarihinde tapuda devrettiğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar, katılanlar beyanları ve dosya kapsamından sanıklar ... ve ...’nin atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; ve katılanlar ..., ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tefecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanık ...'ın katılanların rızası ile tapuda devraldığı evi üçüncü kişiye verdiği vekalet ile devretmesi eyleminin basit dolandırıcılık niteliğinde olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi;
b) Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü gereğince; 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanığın, katılanlara karşı eylemleri sonucu katılanları yaklaşık 3.000.000 TL zarara uğratmış olması karşısında, suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu ve zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınıp, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesi gereğince hükmolunan cezalarını tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy