MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62/1, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan şirkete sahte bono tanzim edip vererek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği idiasıyla açılan kamu davasında, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun özel belgede sahtecilik suçuyla birlikte işlendiğinin iddia edilmesi nedeniyle eylemin 5271 sayılı CMK'nın 253/4 maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kalmadığı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın, katılan şirket ile yapmış olduğu alışveriş nedeniyle katılan şirkete 25/12/2009 tanzim tarihli ve 30.000 TL bedelli bonoyu imzalayarak verdiği, ayrıca bono üzerinde annesi ...'in kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, katılan şirket tarafından sanık ve ... aleyhine yapılan icra takibi sırasında ...'in senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz ettiğinin iddia edildiği somut olayda, sanığın suça konu senedi borçlu olarak imzaladığı ve aleyhine yapılan icra takibine herhangi bir itirazının bulunmadığı, yapılan icra takibi sırasında da üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç üzerine haciz işlemi yapıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.