MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1,52/2,53.maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılanı telefon ile arayan bir kişinin kendisini komiser ... olarak tanıtıp adına cep telefonu hatları alındığını, banka hesaplarının çetenin eline geçtiğini, bu şahısların yakalanamaması halinde sahte evrak düzenlemekten 9 ile 11 yıl arasında hapis yatacağını, devlete yardımcı olmak için gösterdiği hesaba para yatırmasını sağladığının iddia edildiği eylemin, TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık müdafiinin 24.06.2016 tarihli ek temyiz dilekçesinde, sanığın aynı eylem nedeni ile Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.06.2015 tarih, 2014/279 esas ve 2015/655 karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğini beyan etmesi karşısında, durumun araştırılıp aynı fiil nedeni ile sanık için önceden verilmiş bir hüküm ya da açılmış bir dava varsa CMK'nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.