MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, kamu görevini usulsüz üstlenme
HÜKÜM : Asıl karar: Dolandırıcılık suçundan TCK.nın 157/1, 52/2, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan TCK.nın 262/1, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi
Dolandırıcılık ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler ile temyiz isteminin reddine dair ek karar, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen” bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın bildirdiği adrese tebliğ için gönderildiği, muhatabın adreste olmaması üzerine dağıtıcı tarafından sanığın yeni adresi tespit edilerek tebliğ evrakının yeni adrese yönlendirildiği, adres yetersizliği ve hükümlünün tanınmaması nedeniyle bu adresten tebliğ evrakının iade edilmesi üzerine, sanığın MERNİS adresinin araştırılarak söz konusu adreste tebliğ yapılması gerekirken, tebliğ yapılamayan önceki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması karşısında; 28/04/2014 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçlarının gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 66/1. maddesine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının; hüküm tarihi olan 30/06/2009 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy