MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Dolandırıcılık
HÜKÜM : a-Sanık ... hakkında; TCK’nın 157/1, 52/2, 51. maddeler gereğince mahkumiyet
b-Sanıklar ... ve ... hakkında; beraat (ayrı ayrı)
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı dikkate alınarak, dolandırıcılık suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine, sanık ...’in beraatine ilişkin hükümler katılan tarafından temyiz edilmekle ve bu hükümlerle sınırlı olarak dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmasına rağmen bu suç hakkında bir hüküm verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanın, sanık ...'e ... ili ... beldesinde ev satın almak istediğini söylemesi üzerine, sanık ..., ...'ın emlakçı olduğunu belirterek... ile katılanı tanıştırdığı, sanık ...'in temyiz dışı sanık ...'e ait yazlığın satılık olduğunu belirtmesi ve bu yazlığa ait fotoğrafları katılana göndermesi üzerine 165.000 TL bedel ile satış konusunda anlaştıkları, katılan tarafından 30.000 TL paranın temyiz dışı sanık ...'in hesabına gönderildiği, aynı gün emlakçı olan sanık ...'in hesabına ... tarafından havale yapıldığı, ancak ...'in evi satacak şahsın yurt dışında olduğunu belirterek evi göstermekten kaçındığı ve aldığı paraya karşılık olarak katılana 40.000 TL bedelli senet verdiği, senette de borçlu olarak başka bir şahsın adının yazılı olduğu, sanık ...'in de o tarihte emlak alım satımı ile uğraştığının sabit olduğu, böylece sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Sanık ...’in işlettiği işyeri ve yaptığı ticari faaliyet kapsamında hileli hareketler sergileyerek haksız menfaat temin ettiği iddia edilmekle, sanıklara yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy