MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın hissedarı olduğu... ilçesi ... ada ... parsel... ada... parsel ... ada ... parsel ... ada ... parsel , ... ada ... parsel nolu arazilerle ilgili doğrudan gelir desteği ve diğer destekleme paralarını alabilmek maksadıyla suça konu arazilerin hissedarı bulunan katılan ...'ün haberi ve onayı olmadan ''muvafakatname '' yazılı belgeye onun adını ve imzasını taklit ederek attığı ve bu belgeyle ... İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvurduğu, ancak katılanın durumdan haberi olması üzerine ... İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne dilekçe ile başvurarak sanığın doğrudan gelir desteği başvurusunu iptal ettirdiği, bunun üzerine sanığa herhangi bir ödemede bulunulmadığı; bu şekilde sanığın özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda; bahse konu taşınmazların fiilen tarımsal faaliyetlerde kullanılan araziler olması, bu arazilerin bir kısmının da sanık tarafından kullanılıyor olması ve kamunun sanığın eylemi nedeniyle oluşan bir zararının bulunmaması ve ayrıca muvafakatnamenin imzalanmasında mağdur ...'ün rızasının olduğuna yönelik sanık savunması ile bu savunmayı doğrulayan tanık anlatımları birlikte gözetildiğinde, nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, özel belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek sanık hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir edilmiş olduğundan, katılan vekilinin atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu ve eksik inceleme ile hükümler oluşturulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken katılan aleyhine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu husus da, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümler fıkrasının 3. bendinde yer alan “ katılandan alınarak” ibarenin çıkarılarak yerine “ hazineden alınarak” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.