MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümlere yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin kararı, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1- Sanık ve müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan 5 yıl hapis ve 20.000,00 TL para cezasının miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında kurulan hükümde eksik inceleme, mahkemenin delilleri değerlendirmesi ve gerekçesine göre mahkemenin tarafsızlığına gölge düştüğü, sanık lehine takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığı, katılanın zarara yönelik beyanı öğrenilince sanığa TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyip istemediği sorulmadığı için savunma hakkının kısıtlandığı, sanığın, hükmen tutuklu bırakılmasının usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere hasren yapılan incelemede;
Sanığın, ... Çevre Yolu üzerinde bulunan ... Simit Salonu'nda oturan katılan ile tanıştığı, katılanın marul yetiştirdiğini öğrendiği, bunun üzerine katılana güven telkin etmek için kendisine ait şirketlerin olduğunu söylediği, bir hafta kadar sonra katılan ile tekrar görüştüklerinde marulları görmek üzere tarlaya gittikleri, sanığın ürünlerine müşteri olduğu katılana 60.000.00 TL, 46.000.00 TL, 30.000.00 TL, 14.000.00 TL, 6.500.00 TL tutarında beş adet toplamda 156.500.00 TL meblağlı çekleri verdiği, katılanın da bu çeklerden KuveytTürk ... Şubesi'ne ait olan 60.000 TL bedelli ... şirketi tarafından keşide edilmiş, 16.08.2015 keşide tarihli çeki malzeme satın aldığı, ...'a ciro ederek verdiği, bu şahsın da suça konu çeki ... Tarım isimli şirkete verdiği, ismi geçen şirketin bankaya çeki ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine katılanın sanığı yakalatmaya karar verip, telefon açarak otomobil satın aldığını, çek karşılığında sanığa verebileceğini söylediği, sanığın buluşma noktasına geldiğinde polislere yakalattığı, sanığın üzerinden 6 adet daha sahte çek çıktığının iddia edildiği olayda; Bölge Adliye Mahkemesince resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılıp verilen karar hukuka uygun olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 13/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.