Tefecilik yapmak, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/11/2015 tarihli ve 2012/2490 soruşturma, 2015/5705 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Manavgat Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/02/2016 tarihli ve 2015/3727 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09.04.2017 gün ve 94660652-105-07-6119-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2017 gün ve 2017/25498 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki ...’in de hissedarı olduğu... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin hissedarı ve şirket müdürü olan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, Ağrı İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen takiplere konu senetlerin dayanağına ilişkin olarak herhangi bir kayıt veya faturaya rastlanılmadığı, şüpheli tarafından 01/10/2010 tarihinden 31/12/2010 tarihine kadar çekilen günlük paraya ilişkin paraların ödenmesine dair evrak ve dekontun bulunmadığı, şirket kasasına girdiği iddia olunan paraların fiili olarak kasaya konulup konulmadığı hususunda evraka rastlanılmadığının belirtilmesi, yine Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Erzurum Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca düzenlenen 04/02/2014 tarihli ve 2014-A-2099/22sayılı vergi tekniği raporunda da ...Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin ticari ilişki olmayacak şeklide 1 yıl içinde kısa süreli vade tarihi içeren ve yüksek tutarlarda faizle borç para verdiği dönemde şirketin müdürü olan şüphelinin tefecilik suçuna iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, şüphelinin temsilcisi olduğu ... Sağlık Hizmetleri şirketinin diğer hissedarı olan ... tarafından yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonucunda verilen 12.03.2012 tarih ve 2011/1330-2012/1562 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra serbest muhasebeci mali müşavir tarafından düzenlenen 04.06.2012 tarihli raporda, Ağrı İcra Müdürlüğünün 2010/4334 Esas sayılı dosyasında yer alan ... tarafından adı geçen şirkete verilen 2.650.000,00 TL tutarındaki senetlerin hastane kayıtlarında mevcut olmadığı, ayrıca aynı müdürlüğün 2010/3818 ve 2010/4915 sayılı dosyalarında bulunan senetlerin defter kayıtlarında yer almalarına rağmen, ticari ilişkinin dayanağı olan mal ya da hizmet ifasını gösterir faturaların kayıtlarda yer almadığı, aynı şekilde II. sınıf işletme defterine tabi olan ...’nin kârının 4.500,00 TL olduğu, yine ... tarafından gönderilen paraların aynı gün ... ve ...’ın hesaplarına dönüşümü olduğu ve verilen paraların fiili olarak kasaya konulup konulmadığının hususunda dosyada bir evrakın bulunmadığının belirtilmesi ile 04.02.2014 tarihli vergi tekniği raporunda da şüphelinin tefecilik suçuna iştirak ettiğinin tespit edildiğinin bildirilmesi nedenleriyle delillerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Manavgat Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.02.2016 tarih ve 2015/3727 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy