MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat (ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkinler hükümler katılan vekili ve vekalet ücreti talebiyle sınırlı olmak üzere sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...’in, ... isimli şirketinin yöneticisi, diğer sanığın da, şirket işlerini vekaletname ile yürüten bir kişi olduğu, sanık ...’nin, katılandan aldığı mal karşılığında suça konu çeki vermesine rağmen, şirketin sonraki yöneticisi ...’in, çekin rıza dışı ellerinden çıktığını, imzanın kendilerine ait olmadığını belirterek ödemeden men talimatı verdiği, böylece sanıkların, çeki gerçekte düzenlemelerine rağmen, ellerinden rıza dışından çıktığını ileri sürüp katılana çekle ilgili ödeme yapmamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, suça konu çekin önceden doğan borca karşılık olarak katılana verildiği dikkate alınarak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/11/1979 tarih, 1979/2-229 Esas, 1979/477 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin belirlenmesinde ilke olarak müdahil veya sanıkların sayısını ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların sayısını ele almıştır. Taraflara yükletilecek avukatlık parasının da her dava için ayrı ayrı belirlenmesini öngörmüştür." Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin ayrı ayrı takdiri mümkün görülmediğinden mahkemenin tek bir vekalet ücretine hükmetmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin suçun basit olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine; sanıklar müdafiinin, sanık sayısınca vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy