(5237 S. K. m. 31, 52, 62, 151, 157) (2797 S. K. m. 14)
Mala zarar verme suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3, 62 ve 52/1. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 03/05/2011 tarihli ve 2010/566 esas, 2011/268 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/05/2017 gün ve 94660652-105-33-8702-2014 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2017 gün ve 2017/34488 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/04/2014 tarihli ve 2013/18440 esas, 2014/15138 sayılı ilamında, “...Dosya kapsamından, müşteki ...'ın işyerinden 3 adet av tüfeği ile bilgisayar kasası ve LCD monitörün çalındığı, 15.10.2010 tarihli ihbar tutanağına göre suça sürüklenen çocuk ...'ın evinde yapılan aramada, 1 adet av tüfeğinin ele geçirildiği, müştekiden çalınan diğer malzemelerin ele geçirilemediği, suça sürüklenen çocuk ...'ın suça konu tüfeği ...'dan aldığı yolundaki beyanının ... tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında, farklı tarihlerde birlikte hırsızlık yapmaları da gözönünde bulundurularak, suça sürüklenen çocuk ...'ın eyleminin, TCK nın 165. maddesine mümas suç eşyasını bilerek satın alma veya kabul etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş...” şeklinde bozulmasına karar verilmesi karşısında, sanığın müşteki...’a karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarıyla birlikte işlediği iddia olunan ancak yasal imkansızlık nedeniyle temyiz incelemesine konu olamayan mala zarar verme suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı, zira sanık ...'ın, suça konu av tüfeğini dosyanın diğer sanığı ...'dan satın aldığı, sanık ...'in de bu durumu doğruladığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin suç eşyasını bilerek satın alma veya kabul etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebinin mala zarar verme suçuna ilişkin olması ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 14. maddesi uyarınca, 27.01.2017 gün ve 29961 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun işbölümüne ilişkin 20.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Daireleri iş bölümü ortak hükümlerinin 4. maddesi gereğince, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yargıtay’ın 8. Ceza Dairesi’ne ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye TEVDİİNE, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy