Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f-son, 52/3, 204/1 ve 62/1 (iki kez). maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 27.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2010/206 esas, 2011/226 sayılı kararının Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 14/09/2015 tarihli ve 2015/2291 esas, 2015/3983 sayılı ilamı ile onanmasını müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2010/206 esas, 2011/226 sayılı ek kararına yönelik itirazın keza reddine dair İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2017 tarihli ve 2017/692 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.06.2017 gün ve 94660652-105-35-5660-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2017 gün ve 2017/38093 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, somut olayda İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20/10/2011 tarihli kararda üye hakim olarak bulunan hâkim Hatice Ölçer Demir'in, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara vaki itirazı inceleyen merci İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde görev alamayacağı gözetilmeden, anılan hakimin üye olarak görev yaptığı heyet tarafından itirazın incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanığın, keşidecisi ... Limited Şirketi olan Türkiye İşbankası hesabına ait ... nolu, ...lehine tanzim edilmiş olan 16.400 TL bedelli çeki bir şekilde ele geçirerek, katılan ...’e kendisinden almış olduğu akaryakıt karşılığı olarak verdiği, katılanın çeki bankaya ibraz ettiğinde çekin karşılığının olmadığının anlaşıldığı, çek üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde çek üzerinde bulunan keşide yeri, tarihi, çek bedeli kısımlarının sanığın eli ürünü olduğu, bu şekilde sanığın temin ettiği çek üzerinde sahtecilikle kendisini yasal hamil gibi göstererek ve ciro ederek akaryakıt bedeli olarak kullanmak suretiyle menfaat temin ettiğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanık müdafii tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talebini içerir dilekçesinde özetle, suça konu çekin, sanık ile ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini, akabinde sanığın borcu nedeniyle katılana ciro ederek verdiği çekin bedelinin katılana ödendiğini dair savunmada bulunduğu ve dilekçe ekinde 10/12/2007 tarihli sanık ile ... arasında beton kaplama işine ilişkin "protokol" başlıklı belge ile suça konu çek bedelinin ödendiğine dair 10/04/2011 tarihli "ibraname" başlıklı belgenin sunulduğu, belgelerin içeriği ile sanığın tüm aşamalardaki savunmasının doğrulandığı, bu hali ile yargılama aşamasında dinlenmekten vazgeçilen ...ve muhasabecisi ile sanık müdafii tarafından sunulan belgelerin altında imzaları bulunan ... ve ...'in ifadeleri ile olayın aydınlığa kavuşabileceği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında verilen İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2010/206-2011/226 sayılı mahkûmiyet hükmünde görev alan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı mahkemenin 11.04.2017 tarihli ek kararına da katılmış olduğu anlaşılmakla; aynı hâkimin, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaati ilk hükümle dosyaya yansıttığı ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı bir hâkim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerekeceğinden, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen (1) no’lu ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/692 değişik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) no’lu ihbarnamedeki düşünceyle ilgili olarak bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.