MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: TCK'nın 245/1, 62, 52, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet
Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan sanığın mahkumiyetine dair İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/04/2009 tarihli ve 2008/265 E, 2009/114 K sayılı kararı aleyhine vaki temyiz istemi üzerine Düzelterek onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/15659 sayılı tebliğnamesiyle dairemize geldiği, Dairemizin 19/02/2014 tarih ve 2012/9353 E, 2014/3037 K sayılı kararıyla "...TCK'nın 245/1. madde ve fıkrasında tanımlanan banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşmayacağı ancak, şikayetçiye ait paranın rızası dışında alıkonulması nedeniyle eylemin, basit hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilerek TCK.nun, 141/1. maddesi uyarınca mahkümiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmolunması ve
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında TCK'nın 245/1. maddesine göre belirlenen 3 yıl hapis cezası, anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilirken 2 yıl 6 ay yerine 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, sadece bozma ilamının kabule göre olan kısmı hakkında işlem yapıldığı, suç vasfına ilişkin bozma konusunda değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.