Dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve hileli iflas suçlarından şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/10/2016 tarihli ve 2015/1387 soruşturma, 2016/4186 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/02/2017 tarihli ve 2017/175 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/06/2017 gün ve 94660652-105-34-4712-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2017 gün ve 2017/39586 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekiler vekilinin müracaatında belirttiği, şüphelilerin şirketin fiilen iflas durumunda olduğu halde piyasaya bilerek ve isteyerek yüksek miktarlarda borçlandıkları, söz konusu şirketi hileli hareketlerle iflas ettirdiklerine yönelik iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yargılamanın olduğu İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1435 esas sayılı dosyasının getirtilerek söz konusu şirketin iflasına karar verilip verilmediğinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüphelilerin ifadeleri alınarak gösterecekleri deliller toplanmadan ve benzer nitelikte eylemlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, ayrıca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1435 esas sayılı dosyası getirtilerek, şirketin iflasına karar verilip verilmediği konusunda bir tespit yapılmadan ve haklarındaki takip dosyaları getirtilip ,incelenmeden, eksik soruşturmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2017 tarih ve 2017/175 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy