Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1, 52 ve 62/1. maddeleri gereğince 3.000 ve 1.000 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy (kapatılan) 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2012 tarihli ve 2011/14 esas, 2012/2436 sayılı kararının infazı sırasında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebinin reddine dair Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2016 tarihli ve 2016/276 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2016 tarihli ve 2016/815 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/06/2017 tarih ve 94660652-105-34-2069-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 tarih ve 2017/39249 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Bakırköy (kapatılan) 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2012 tarihli kararından sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. Maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale geldiği, yine aynı Kanun'un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinin; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir." şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği güveni kötüye kullanmak suçu bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle kesinleşmiş kararlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında; itirazın bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2016 tarih ve 2016/815 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.