MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... adına..... sicil numarası ile tescilli özel bina inşaatı bulunduğu, ve inşaatın işlemlerini adı geçen sanığın oğlu sanık ...'nun yürüttüğü, muhasebe işlemlerini ise sanık ...'ın takip ettiği, bahse konu inşaatta katılan kurum yetkilileri tarafından 19/07/2012 tarihinde yapılan incelemede inşaatın yıllar önce bittiği ve inşaat bittikten sonra kimsenin bahse konu yerde çalışmadığı halde, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in bahse konu işyerinde sanık ... tarafından 20/01/2011 ile 08/04/2011 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterildiği, sanık ...'ın katılan kuruma yatırmak için diğer sanıklardan sigorta primlerini aldığı halde yatırmayıp uhdesinde tuttuğu, ayrıca sanık ...'ın sanık ...'den aldığı prim parasını sanık ...'a verdiği, aynı şekilde sanık ...'ın sanıklar ..., ... ve ...'dan aldığı prim paralarını sanık ...'a verdiğinin iddia edildiği somut olayda,
A)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak boyutta hileli hareketinin bulunmadığı, bu nedenle sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
B)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.11.2002 tarih ve 272-402 E.K. Sayılı kararında da açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK'nın 223/son maddesi ile aynı mahiyette hüküm içeren 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesine göre; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasının, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması halinde verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu, buna göre; adı geçen sanıkların sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak ve delil takdirine girmek suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanıklar hakkında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy