Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/05/2016 tarihli ve 2016/11303 soruşturma, 2016/45580 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/07/2016 tarihli ve 2016/2981 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/05/2017 gün ve 94660652-105-34-3006-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2017 gün ve 2017/30075 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekilerin şüphelilerin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın hukuki uyuşmazlık niteliğinde bulunduğu ve herhangi bir suç oluşturmadığı anlaşıldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müştekiler vekili tarafından verilen 22/01/2016 tarihli şikayet dilekçesinde, şikayete konu çekteki imzanın sahte olduğunun belirtildiği, bu haliyle sahte olduğu iddia olunan çekin getirtilerek şüphelilerden imza ve yazı örnekleri alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ve şüphelilerin ifadeleri alınmaksızın eksik soruşturma ile tesis edilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şikâyetçiler tarafından ticari ilişki nedeniyle ...’in şirketine verilen çeklerdeki ciro imzalarının ... Gıda şirketi yetkilisine ait olmadığının, taraf oldukları itirazın iptali davası sırasında alınan bilirkişi raporlarından tespit edildiği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, hamiline yazılı üç çekin keşidecisinin ... olduğu, çeklerin sahteliğinin söz konusu olmadığı, şüphelilerin bu çeklerin cirantaları olduğu, bu kapsamda hukuk mahkemesinde açılan davanın tarafları ile konusunun soruşturma konusu dosyayla aynı olması nedeniyle hukuki ihtilaf niteliğinde bulunan eylem nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de; şüphelilerin ifadeleri alınmadan ve sahte olduğu iddia edilen çekler getirtilip, tüm ciranta yazı ve imzalarının şüphelilere ait olup olmadığı konusunda yazı ve imza incelemesi yaptırılmadan, yine şüphelilerin gösterecekleri deliller ile gerekirse bu kişilere ait ticari defter ve belgeler üzerinde incelenme yaptırılmadan eksik soruşturmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.07.2016 tarih ve 2016/2981 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy