MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 35, 62, 50/1-a, 52/2-4, 54/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Şikayetçiyi telefon ile arayan kişilerin savcının bilgisi dahilinde terör örgütün tespit etmeye çalıştıklarını, bankadan para çekmesini, bu paranın daha sonra kendisine iade edileceğini söyleyip verdikleri hesap numarasına para yatırılmasını sağladıklarının iddia edildiği olayda;
Sanığın, dolandırıcılık eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı, ancak 02.01.2012 olan suç tarihinde 5327 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinin yürürlükte olmaması nedeni ile eylemin sanık lehine olan aynı sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında olacağı ve bu hali ile yine 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince dolandırıcılık suçunun da uzlaştırma kapsamında olduğu gözetilerek uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 25/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.