MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık)
HÜKÜM : TCK.nın 157/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Halen geçerliliğini sürdüren 10/06/1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 gün ve 2014/469 Esas 2017/260 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi ile Mavagat Ağır Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 31/10/2011 tarih ve 2011/8102-23063 sayılı ilamıyla Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlendiğinden, bu kapsamda yapılan incelemede;
Sanığın, isimli internet sitesine ... marka cep telefonu ve ... marka netbook satış ilanı verdiği, kendisini arayan katılan ile ürünlerin satışı konusunda anlaşarak katılandan ürünlerin bedelini isteyip kendisine ait banka hesabını bildirdiği, katılanın 700 TL parayı sanığın verdiği banka hesabına yatırdığı ancak sanığın ürünleri göndermediğinin iddia edildiği somut olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Eylemin isimli internet sitesine ilan verilmek suretiyle işlenmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddesine göre bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.