MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: 1-Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan beraat
2-Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan beraat
3-Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanıklardan ...’in katılan... A.Ş’nin yönetim kurulu üyesi, başkanı ve genel müdürü olduğu, diğer sanık ...'in ise grup başkanı olarak görev yaptıkları, bu görevleri sırasında;
Sanık ...’in şirkete ait otomobil ile çocuklarını okula, basket kurslarına, bowling salonlarına, sinema ve eğlence merkezlerine ve yüzmeye götürülüp getirildiği, yine şirket aracıyla eşinin iki defa Kırşehir'e götürüldüğü, ayrıca şirket kasasından herhangi bir belgeye dayanmaksızın 6.382 TL aldığı geriye de iade etmediği, diğer sanık ...’in ise, şirketin arabasıyla seyahat emri düzenleyerek özel işleri için 10/02/2009 tarihinde İstanbul'a gittiği, bir gün sonra da geriye döndüğü, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü ile dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık hakkında, aynı firmada ki eylemleri nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan Ankara 19. Asliye Ceza mahkemesinde 2010/847 E-2013/23 K sayılı dava açıldığı anlaşılmakla, öncelikle bu dava dosyası getirilerek dosyanın incelenmesi, fiili ve hukuki ihtilaf bulunması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 11/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.