MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nın 204/1, 62, 50, 157/1, 62, 50 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne tefhim olunan kararda, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıç zamanı "tefhim tebliğden itibaren" şeklinde gösterilmek suretiyle tereddüde neden olunduğu anlaşılmakla sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığın sahte tanzim edilmiş 500 TL bedelli çeki kullanarak alışveriş yapmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/12/2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; bankanın maddi varlığı olan çekin kullanılması suretiyle eylemin gerçekleştirildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve tayininin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.