MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, müşteki tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan ve talimatla alınan ifadesinde sanığın cezalandırılmasını isteyen müştekinin, davaya katılması yönünde mahkemece herhangi bir karar verilmemesi karşısında, müştekinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılarak CMK'nın 237/2, 238. maddeleri uyarınca müştekinin katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
24/07/2014 tarihli iddianamede, sanığın katılanı arayıp kendisinin savcılıktan aradığını hapis cezası olduğunu ve terör örgütüne adına para aktarıldığını söyleyip para istemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.