MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ile şikayetçi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik şikayetçinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığa yüklenen suçtan, doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve talebinin duruşmada reddedildiği, bundan ayrı olarak dilekçesini kanuni temyiz süresi içerisinde sunmadığı anlaşılmakla, mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapımına başladığı bina hakkında Yıldırım Belediyesi tarafından ruhsatsız yapı olması nedeniyle yıkım kararı verilmesine rağmen, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığı katılandan 67.000 TL para aldığı ancak inşaatı tamamlayamadığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, ruhsat almadan inşaata başladığı ve hakkında ruhsatsız olması nedeniyle yıkım kararı bulunan ve mühürlenmiş olan inşaatın yapımına devam ederek, gazeteye satış ilanı verdiği, ilanı gören katılanın örnek daireyi gezerek sanık ile anlaşmaya vardığı, sanığın ruhsatsız inşaatı vaad ettiği tarihte teslim edemeyeceğini bilmesine rağmen gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi düzenleyerek katılandan 67.000 TL para aldığı ve vaad ettiği tarih olan 2009 yılından hüküm tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim etmediği ancak Yıldırım Belediyesi'nin 17/12/2013 tarihli yazısı gereğince, sanığın tamamladığı bina için ruhsat işlemlerine başlamış olduğu anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, Yıldırım Belediyesinden ruhsat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, bu bağlamda inşaatın yapıldığı yer itibarıyla yasalar çerçevesinde ruhsat izni alınmasının mümkün olup olmadığı ve dairenin katılana teslim edilip edilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik araştırma ile beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.