MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Güveni kötüye kullanma suçundan TCK'nın 155/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet(Beş defa)
Güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmü sanığın sorgusunda bildirmiş olduğu yurt içi adresine usulünce tebligat yapılmaksızın farklı bir adrese tebliğe çıkartıldığı, iade gelmesi üzerine MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğin yapıldığı, halbuki; Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne göre, tebliğin duruşmada belirtilen adrese yapılamaması halinde MERNİS adresine yapılması gerekirken, yapılan tebligatın usule aykırı olduğu, bu nedenle öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, hükümden sonra 30.12.2016 tarihinde öldüğünün UYAP sistemi aracılığıyla Mernis'ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.