MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık hakkında; 6136 sayılı Yasa'nın 13/3, TCK'nın 35, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılıp, bu suçtan hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli ve kısa kararda suç vasfının 6136 sayılı kanuna muhalefet olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Sanığın katılanı telefonundan arayarak kendisini vali olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilllerin takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı vermesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle,5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.